Archive for Ekim 17, 2009

ömür, ezanla namaz arası kadardır!

namaz bebekefendim hızımı almışken ben, ilk okuduğumda gerçekten çok etkilendiğim ve hala etkisinden kurtulamadığım bir kıssayı sizinle de paylaşmak istiyorum.

Bir gün bir dede ile torunu konuşurlarken, torunu dedesine merakla “bir insanın ömrü ne kadar olur, dedeciğim?” diye sormuş.Dedesi yüzünde tatlı bir gülücükle:

- Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum, deyince torunu;

- Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı? der. Dede:

- Evet yavrum. Ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır,diye cevap verir. Torun yeniden sorar:

- Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğini anlamadım dedeciğim. Bu ne demek açıklar mısın?

Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:

- Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu. O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? işte o ezanın namazı kılındı mı? Kılınmadı. O ezan“Namazsız ezan”dı. İnsan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur. O da “Ezansız namaz”dır. Aslında o namazın ezanı insan doğunca okunmuştu kulağına, der ve devam eder:

“Bak ey insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatını iyi değerlendir. Boşa vakit harcama!” ikazını yapıyordu o ezan. İşte yavrumÖMÜR, EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR. Sakın boşa geçirme. ömrünü dolu dolu yaşa, bir nefes bile boşluk bırakma!

aslında bu kıssa her şeyi anlatmıyor mu, sizce de? her gün hayatımızdan şikayet ederek uyanıyoruz, sanki çok boş vaktimiz varmışcasına “boş vakit değerlendirme programları” yapıyoruz. bir nefes bile boşluk bırakmamamız gerekirken, saatlerce boşa nefes alıyoruz. suratımıza sille misali çarpan bu gerçeği, okuyup geçiyoruz ya da acı gerçekle karşılaşmamak için okumaktan kaçıyoruz. Allah sonlarımı hayırlı, zamanımızı en güzel şekilde geçirmeyi nasip eylesin. amin.

dotdot: bir de son dönemde modernleşme ayağına çocuklarının kulaklarına doğduklarında ezan okutmayan “modern anne” ve “modern baba”lar var. Allah onlara da akıl fikir versin demeden geçemeyeceğim!

yazacağım, yazıyorum,…

elyazi

içimden neler neler yazıyorum şu bloguma ama bir türlü iletemiyorum sizlere….

şunu da yazayım, şunu da ekleyeyim, şunu da paylaşayım diyorum ama nerdeee…

her yerde olduğu gibi bu alanda da üşengeçliğim beni esir alıyor. az sonra sizinle paylaşacağım yazıyı ağabeyim dönem başı- ki buda üç hafta falan önceye tekabül ediyor, anlayın ne kadar üşengeç olduğumu yani:)- istifade edeyim, derslerime daha iyi çalışayım diyerek yollamış, sağ olsun. (hem de özel renklendirerek:)). ona buradan tekrar teşekkürlerimi iletir(her ne kadar okumadığını bilsem de) , sizlerin istifadesine sunuyorum.

YENİ BİR DERS YILINIZ İÇİN BAZI TEMEL TAVSİYELER

Prof. Dr. M. Es’ad COŞAN

Gülçocuk-06

Tatlı ve sevimli oyun ve tatil mevsimi bitti; şimdi ciddi ve değerli ilim ve tahsil devresi başlıyor sevgili çocuklar! İnancımızda öğrenme çabalarının önemi çok büyüktür. İlim yolunda olduğumuz için, yerdeki gökteki varlıkların, hatta havadaki kuşların, denizdeki balıkların size dua ettiğini, meleklerin sizin üzerinize kanatlarını gerdiğini acaba biliyor muydunuz? Çok doğru bir yol, çok uygun bir yön üzerindesiniz; ne mutlu! Size öyle imreniyor, sizi o kadar çok seviyoruz ki!

Bu kutlu dönemde güzel ve köklü bazı temel prensiplerinizi olması üstün başarı ve gerçek mutluluk için şarttır:

Bir kere, sabah çok erken kalkmaya alışmalısınız. Tabii bunun için akşam erken yatmamız gerekiyor. Seher ve sabah vakitleri çok kutsaldır; ayrıca zihin ve hafıza uyku ile dinlenmiş olduğundan bu esnada çok güçlü ve berrak olur. Bu saatlerde derslerinizi iyi öğrenir, kolay ve kuvvetli olarak hatırda tutarsınız; çevreniz sessiz ve sakin olduğundan ödevlerinizi dikkatle yaparsınız. Erken kalkmış olanların gayet tabii ki, okula geç kalma korkuları da yoktur.

Evden okula çıkarken büyüklerinizin, anne ve babanızın elini sevgi ve saygıyla öpüphayır dualarını alın. Bunun başarınıza büyük manevî etkisi olur. Evden dua ve besmele ile çıkıp okula dua ve besmele ile önce sağ ayağınızı atarak girin, okula ne yüce amaçlar ve ne temiz niyetlerle gittiğinizi kapıda bir kere daha hatırlayın!

Büyüklerinizi ve öğretmenlerinizi sayın, arkadaşlarınızı sevin! Kimseyle kırıcı münakaşa ve kavga etmeyin! Çünkü ahlâk kuralları ve çevreye uyum bilgi öğrenmekten daha üstündür. Uysal ve iyi huylu olmanın sizi daha çok yücelteceğini başarınızı artıracağını bilin!

Derslerinize bir ibadet ciddiyetiyle çalışın! Sizlerin iyi kalpli ve derin bilgili kimseler olarak yetişmenize o kadar çok ihtiyacımız var ki! Başarılarınızın, aileniz ve yakınlarınızı ne kadar mutlu ve kıvançlı edeceğini daima düşünün!

Arkadaşlarınıza dersler ve diğer konularda yardıma koşun. Bunu yaparsanız siz de Allah’ın yardımına mazhar olursunuz.

Eve dönünce o gün öğrendiklerinizi ve yazdıklarınızı kısaca gözden geçirin , böylece konuları daha kolay ve kuvvetli bellemiş olursunuz. Daha sonra hemen ertesi günün ödevlerini yapmaya geçin, işinizi sonraya tehire alışmayın.

Gece televizyon programlarının tahsilinizin en büyük düşmanı olduğunu hiç unutmayın. İyi dinlemek, sabah erken kalkmak için yatsı namazını kılar kılmaz hemen yatmayı tercih edin.

Bilmem siz ne diyecek, ne kadarını başarabileceksiniz? Uygulaması bazı kişilere zor gelebilir, ama bu tavsiyeler, doğru güzel ve denenmiş kurallardır; iradenizi kullanıp bunları uygulayabilirseniz inşaallah ilerde gerçekten üstün, saygıdeğer, başarılı kişiler olmanızı sağlayacaktır.

Hepinizi candan kutlar, öncelikle bu öğretim yılınızın sonra da tüm tahsil hayatınızın çok üstün başarılı ve yararlı olmasını temenni eder, dünya ve ahirette mutluluk ve esenliğe ermeniz dileklerimle gözlerinizden öperim.

MUHARREM NUREDDİN COŞAN

Hoca efendinin üniversite gençliğine tavsiyeleri

1)hazırlık okulunda okuyan talebelerin öğrenmeye çalıştıkları dili en iyi şekilde öğrenmelerini tavsiye ederim. Bu onlar için şu zamanda yapmaları gereken en önemli vazifeleridir. Okuduğunu anlayan, yazabilen, konuşabilen, konuşulanı anlayabilen bir seviyeye gelmelidirler. Yabancı dil çok önemli bir avantajdır.

2)tam zamanlı öğrenci olmak zorundadır. Vakitlerinin çoğunu bu hususa ayırmalıdırlar.

3)her sahada en güzelini ve en iyisini ben yapabilirim bilinci ile hareket etmelilerdir. Bu, davranış, konuşma, edep, beslenme, temizlik vs gibi konuların tamamı için böyle olmalıdır,

4)şahsiyetinden ödün vermeyen, vakarlı, ağır başlı, hayatın maksadının bilincinde olan bir yapıda olmalıdır.

5)her dersi en yüksek derecede bitirmelidir. Her zaman öğrenci arkadaşlarından daha önde olmalılar.

6)bunu yaparken, yakın arkadaşlarına yardımı esirgememeliler, fakat başarılarını etkilenecek zaman kaybına da sebep olmamalılar. Zamanı çok iyi kullanmalılar.

7)diğer öğrencilerle,polemiğe,tartışmaya girmemeliler.neticesi olumlu olabilecek hususlarda başkaları ile net bir konu üzerinde mülahaza edebilirler.faydası olmayan konuşmalardan sakınmalılar.

8)kütüphaneyi ve bilgisayar laboratuarlarını iyi kullanmalılar. Özellikle bilgisayar ile bilgi toplanmasında yetenekli olmalılar. Bunu yaparken, internet gezme hastalığına kapılmamaya ve internetten bulaşan kötü yayınlardan uzak durmaya çalışmalılar…

9)okullarını bitirdiklerinde, hedeflerini belirlemiş, mezunlar arasında ilk sırada olan, burs ile yurt dışına gidebilecek halde olmaya gayret etmelidirler.

10)yaşanacak hayatlarını, kendilerini en güzel şekilde yetiştirecek işlerle meşgul edip, bu vesile ile de başkalarına faydalı olabilecek bireyler olarak harcamalıdırlar. Neticede ALLAH da onlardan razı olur.’

sonuç: mutlu son :)

dotdot : YAZDIM.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.